Türkiye'nin Deprem Sonrası Toparlanmasında Engelli Bireylerin Tedarik Zincirlerine Dahil Edilmesinin Teşviki
Proje ne hakkında?
Kısa adıyla “Türkiye’de Tedarik Zincirlerinin Güçlendirilmesi” projesi, deprem sonrası toparlanma sürecinde engelli bireylerin haklarının korunmasında iş dünyasının katılımını ve katkısını artırmayı hedefliyor. Bu proje, engelli bireylerin iş gücü piyasasında karşılaştığı zorluklara ve tedarik zincirlerindeki engelli haklarına odaklanarak, insan hakları ekseninde Türkiye’de sorumlu iş uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. İstihdamdan mal ve hizmetlerin tasarımına ve sunumuna, ulaşımdan hareketliliğe kadar, iş dünyası engelli bireylerin yaşamlarında kilit bir rol oynuyor.
Aynı zamanda proje, İş Dünyası ve İnsan Hakları Ulusal Eylem Planı (UEP) geliştirme süreci için uygun ve katılımcı bir zemin oluşturmayı da amaçlıyor. Kurulacak olan Kurumlararası Çalışma Grubu aracılığıyla proje; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları (STK), iş dünyası ve akademi gibi çok paydaşlı bir yapının katılımıyla, iş dünyası ve insan hakları alanında yapılandırılmış ve kapsayıcı bir politika diyaloğu geliştirmeyi hedefliyor. Bu diyalogların, engelli bireyleri kapsama ve kadın-erkek eşit katılımı odağında yürütülmesi ve sektörler arası uzun vadeli iş birliği ile hak temelli toparlanma ve politika geliştirme süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor.
İzlanda Hükümeti tarafından finanse edilen proje, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliği ile yürütülüyor.
Mevcut durum nedir?
2023 yılında Türkiye'de meydana gelen ve 11 ilde büyük yıkıma yol açarak 3,3 milyon kişinin yerinden olmasına neden olan depremin ardından UNDP Türkiye, insan hakları temelli ve kapsayıcı bir toparlanma yaklaşımına odaklandı. Bu yaklaşım, başta engelli bireyler olmak üzere özellikle geride kalma riski yüksek olan kırılgan grupların sürece dahil edilmesini önceliklendiriyor. Depremle birlikte engelli bireylere yönelik mevcut hizmetlerin birçoğu kesintiye uğradı ve engelli bireylerin sayısı önemli ölçüde arttı. Depremler sırasında yaralananların yaklaşık %70’inin artık uzun süreli bir engellilikle yaşadığı tahmin ediliyor.
İş dünyası, 2023 depreminin ardından kapsayıcı ve insan hakları temelli bir toparlanma sürecini desteklemede önemli bir role sahip. İş Dünyası ve İnsan Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Rehber İlkeleri (UNGPs), şirketlere İnsan Hakları Durum Tespiti (HRDD) yoluyla engelli bireylerin haklarını koruma konusunda rehberlik ediyor. Şirketlerin faaliyetleri ve değer zincirleri boyunca insan hakları ve çevresel riskleri ele almasını zorunlu kılan AB Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi’nin kabulü, özellikle AB’ye aday ve AB ile güçlü ekonomik bağlara sahip Türkiye açısından bu sorumluluğun önemini daha da artırdı..
Türkiye henüz İş Dünyası ve İnsan Hakları Ulusal Eylem Planı’nı geliştirmemiş olsa da, 12. Kalkınma Planı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2024–2028 Stratejik Planı gibi son mevzuat ve politika gelişmeleri, kapsayıcı istihdam, yeşil ve dijital dönüşüm ile tedarik zincirlerinde insan haklarına yönelik farkındalığın artırılması konularında taahhütleri ortaya koyuyor. Bu çabalar, özel sektörün deprem sonrası toparlanma sürecinde engelli bireylerin haklarını desteklemesi için sağlam bir temel oluşturuyor.
Misyonumuz nedir?
Engelli bireylerin haklarını korumada iş dünyasının rolünü güçlendirerek adil ve kapsayıcı bir deprem sonrası toparlanmayı desteklemek projenin genel misyonunu oluşturuyor. Proje iki yönlü bir yaklaşım benimsiyor:
- Engellilerin sürece dahil edilmesine ilişkin riskleri ve fırsatları belirlemek amacıyla tekstil sektöründe sektörel bir değerlendirme yapılması ve
- Sektörler arasında koordineli diyalog ve politika katılımını teşvik etmek için İş Dünyası ve İnsan Hakları Kurumlararası Çalışma Grubu’nun oluşturulması.
Proje ile uluslararası insan hakları standartlarıyla uyumlu sorumlu iş uygulamalarının teşvik edilmesi, Türkiye’de İş Dünyası ve İnsan Hakları Ulusal Eylem Planı hazırlanmasına katkıda bulunulması ve hem politika hem de iş uygulamalarında kalıcı yapısal dönüşümün desteklenmesi hedefleniyor.
Bunu nasıl yapıyoruz?
Proje, Türkiye'nin deprem sonrası toparlanma sürecinde iş dünyasının engelli bireylerin insan haklarına saygı konusundaki katılımını ve performansını artırmayı hedefliyor. Proje, iki yönlü bir yaklaşım izliyor: i) Tekstil sektöründe bir sektörel değerlendirme yapılması ve ii) İş Dünyası ve İnsan Hakları Kurumlararası Çalışma Grubu oluşturulması.
Sektörel değerlendirme, tekstil sektöründeki işletmelerin engelli bireylerin haklarına saygı göstermesi için karşılaşılan sorunları ve potansiyel fırsatları belirlemeye odaklanıyor. Bu süreç; sivil toplum, sosyal taraflar, iş dünyası ve akademi ile yapılacak istişareler aracılığıyla gerçekleştirilecek ve sonuçlar, adil bir toparlanma, iş dünyasında insan hakları uygulamaları ve kadınlar ile engelli bireylerin güçlenmesi konularında tartışmalar başlatmak amacıyla temel paydaşlarla paylaşılacak. Ayrıca proje kapsamında, gelecekteki sektörel değerlendirmeler için model bir metodoloji geliştirecek.
İş Dünyası ve İnsan Hakları Kurumlararası Çalışma Grubu, iş dünyası ve insan hakları yaklaşımını her düzeyde pekiştirmek için çeşitli kamu kurumlarını bir araya getirecek. İlk etapta bu grup, deprem sonrası toparlanma sürecinde engellilikle ilgili konulara odaklanacak ve kapsayıcılığı sağlamak amacıyla politikaları iyileştirmek için tartışmalar yürütecek. Ayrıca, kadın hakları ve dijitalleşme gibi diğer hak temelli konularda uygulanabilecek ölçeklenebilir bir metodoloji de oluşturulacak. Çalışma grubunun ayrıca, Türkiye’deki iş dünyası ve insan hakları çabalarını yönlendirecek, üye kurumların rollerini, kapasite ihtiyaçlarını ve gelecekteki politika eylemleri için bir yol haritası belirleyecek bir İş Dünyası ve İnsan Hakları Müdahale Çerçevesi oluşturması da bekleniyor.
Türkiye nasıl faydalanacak?
Bu proje, kapsayıcı ve hak temelli bir deprem sonrası toparlanmayı sağlama konusunda Türkiye’ye stratejik bir fırsat sunuyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ana kurumsal ortak olarak yer aldığı projeden Türkiye şu şekillerde fayda sağlayacak:
- Sektörel değerlendirme yoluyla, tekstil sektöründe engelli bireylerin insan haklarına ilişkin riskler ve boşluklar belirlenecek ve analiz edilecek.
- Sektörel değerlendirme ile gelecekte farklı sektörlerde yapılacak değerlendirmeler için ölçeklenebilir bir model metodoloji geliştirilecek.
- Engelli dostu iş yeri rehberi ile iş yerinde uyum ve engelli bireylerin çalışma haklarına ilişkin zorlukların ele alınmasına yardımcı olunacak.
- İş Dünyası ve İnsan Hakları Kurumlararası Çalışma Grubu; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasında engelli bireylerin haklarına yönelik diyaloğu kolaylaştıran kapsayıcı politika tartışmaları için kilit bir platform olacak.
- Genel olarak, proje müdahaleleri aracılığıyla politika oluşturma için uygun bir ortam sağlanacak ve İş Dünyası ve İnsan Hakları konusunda Ulusal Eylem Planı'nın geliştirilmesi desteklenecek.
İlgili Malzemeler
Impact
Benzer
içerikler
içerikler