PIMS-6585 Türkiye’de Çok Nemli İklime Sahip Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Entegre Doğal Kaynak Yönetimi Projesi
Proje ne hakkında?
Proje, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Kıyı Bölgesi'nde yeni küresel yaklaşımları ve geleneksel bilgileri harmanlayan Sürdürülebilir Arazi Yönetimi (SAY) tekniklerinin gösterilmesi yoluyla çok nemli iklime sahip bölgelerde entegre doğal kaynak yönetimini (EDKY) başarmak için Türkiye'de kurumsal ve teknik altyapıyı kurmayı amaçlamaktadır. Proje hedefine, proje bileşenleri aracılığıyla ulaşılacaktır: (1) kısa ve orta vadede başarılı bir proje uygulaması için kilit kurumların kapasitelerinin ve aralarındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve LDN (Arazi Bozunumu Tarafsızlığı) uyumlu bir entegre doğal kaynak yönetimi (EDKY) planı aracılığıyla önde gelen yetkililer arasında uzun vadeli koordineli eylem; (2) hedef bölgedeki yerel paydaşlar için bir dizi denenmiş ve onaylanmış, özel, uygulanabilir ve uygun maliyetli SAY uygulamasının benimsenmesi ve çoğaltılması; (3) arazi bozulumu ve nedenleri ile bir çözüm olarak sürdürülebilir arazi yönetimi hakkında daha geniş bir bölgesel, ulusal ve küresel kitleye bilgi ve bilgi paylaşımının teşvik edilmesi.
Proje bileşenleri şunlardır:
- Bileşen 1: Çok nemli iklime sahip peyzajlarda entegre doğa kaynakları planlaması
- Bileşen 2: Çok yüksek verimli arazilerde arazi temelli SAY uygulamaları
- Bileşen 3: İzleme ve Değerlendirme, bilgi yönetimi ve çoğaltma
Türkiye'de Doğu Karadeniz Kıyı Bölgesinin Çok Nemli İklim Bölgelerinde Entegre Doğal Kaynak Yönetimi Projesi (DOKSAY), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na (ÇŞİM) bağlı Çölleşme ile Mücadele ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü (ÇEM), ilgili kamu kurumları ortaklığında ve Küresel Çevre Fonu'nun (GEF) finansal desteği ile yürütülen GEF-7 döngüsü kapsamında desteklenen bir projedir. Bu proje, GEF Sekretaryası'nın yeni düzenlemelerine dayanarak STK Doğa Koruma Merkezi (DKM) aracılığıyla yürütülen ilk GEF projelerinden biridir.
Mevcut durum nedir?
Türkiye’de bugüne kadar birçok sürdürülebilir arazi yönetim tekniği geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Ancak bu tekniklerin büyük çoğunluğu kurak ve yarı kurak iklim bölgelerine yönelik olduğundan, yüksek nemli bir iklim kuşağında yer alan Doğu Karadeniz Bölgesi’nde uygulanabilirlikleri sınırlı kalmaktadır. Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi, yüksek nemli iklim koşullarının yanı sıra engebeli arazi yapısı ve dik dağlık topoğrafyasıyla da dikkat çekmektedir. Bu durum, başlıca tarımsal üretim faaliyetlerinin çay ve fındık olduğu bölgede, tarıma elverişli ve verimli arazi oranını önemli ölçüde azaltmaktadır. Öte yandan, iklim değişikliğinin etkisiyle heyelan, sel ve taşkın gibi afet riskleri bölgede giderek artış göstermektedir.
Misyonumuz nedir?
Misyonumuz, ulusal ve yerel politikaları güçlendirerek, farkındalığı artırarak ve somut uyum uygulamalarını destekleyerek Türkiye’nin iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlama kapasitesini geliştirmek ve kentsel ekosistem hinterlantlarında çevre ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini sağlamak için önlemleri almaktır.
Bunu nasıl yapıyoruz?
İklim uyum stratejileri ve eylem planlarının hazırlanması, kamu kurumları ve paydaşlara yönelik kapasite geliştirme faaliyetleri, farkındalık artırma etkinlikleri ve hibe destekli yerel uyum projelerinin uygulanması gibi çok düzeyli bir yaklaşımla çalışıyoruz. Ayrıca, ulusal ve yerel aktörler arasında diyalogu teşvik ederek koordinasyonun ve sürdürülebilirliğin sağlanmasına katkıda bulunuyoruz.
Türkiye nasıl faydalanacak?
DOKSAY Projesi, Türkiye’ye çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlamayı hedefleyen çok yönlü bir projedir. Arazi yönetimiyle ilgili sorunlara düşük maliyetli ve doğa temelli çözümler geliştirmesi bakımından örnek teşkil edecektir. Geleneksel bilgi birikimini yenilikçi uygulamalarla harmanlayan bu proje; çevresel sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma ve iklim değişikliğiyle mücadele alanlarında önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde daha dirençli ve uyumlu bir arazi kullanımı ile sürdürülebilir kalkınma modeline geçiş sürecini desteklemektedir.
Aynı zamanda proje; Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) ve Türkiye’nin bu kapsamda belirlediği Arazi Tahribatının Dengelenmesi (ATD) hedefleri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA’lar), Paris Anlaşması ve Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik azaltım ve uyum stratejileri ile hedeflerine doğrudan katkı sağlamaktadır.