Bir daha doğsam çoban olmak isterim
Ardahan, Kars ve Artvin sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından Türkiye’nin en geride kalan illerinden. Ayrıca engebeli arazi, yüksek rakım, uzun ve sert kışlar, kısa üretim mevsimi ve ülkenin diğer bölgelerine olan uzaklık kırsal nüfusun ekonomik ve sosyal koşullarını daha da zorlaştırıyor.
Yaklaşık 5 yıldır süren Ardahan-Kars-Artvin Kalkınma (AKAK) Projesi kapsamında kırsal yoksulluğun azaltılması için küçük üretici ve tarım dışı işletme yatırımları, kırsal altyapı yatırımları ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesine yönelik çalışmalar meyvelerini veriyor.
Başlıca geçim kaynağı geleneksel hayvancılık olan bölgede bu konuda çok önemli adımlar atılmış durumda. Bunlardan biri de güneş enerjisi sistemli mobil çoban barınakları. Ardahan’da 61, Kars’ta 20, Artvin’de 5 adet olmak üzere toplam 86 adet mobil çoban barınağı bulunuyor.
Römorklu olan çoban barınağı traktörle çobanların hayvanlarını otlattığı yaylalara götürülebiliyor. Çatısındaki güneş paneli sayesinde kendi elektriğini üretiyor. Aydınlatma, televizyon, mini buzdolabı, 3 adet cep telefonu ve 1 adet dizüstü bilgisayar kullanımına olanak sağlıyor. Çoban barınağı alev almaz malzemeden ve yalıtımlı panellerle üretilmiş. Çobanların kaldığı diğer çadırlarda Ağustos ayında soba yakılırken, yalıtımlı çoban barınaklarında soba yakmaya ihtiyaç olmuyor. Yaklaşık 8 m2 kullanım alanı olan barınakların içinde; mutfak tezgâhı, katlanır masa, duşa kabin, 100 litrelik su deposu, 20 litrelik solar duş deposu, yangın tüpü, ecza dolabı bulunuyor. Çoban barınağı projesi faaliyete geçmeden önce derme çatma çadırlarda yaşamlarını sürdüren, açık alanda duş ihtiyaçlarını karşılayan, elektrik olmaması sebebiyle telefon ve fenerleri için şarj sorunu yaşayan çobanların yaşam koşulları her geçen gün daha da iyileşiyor.
Çoban barınaklarının tasarımı aşamasında çobanlarla ve köy muhtarlarıyla görüşülerek çobanların arazi koşullarındaki ihtiyaçları belirlenmiş ve evlerindeki konforu aratmayacak şekilde yaşamlarını sürdürmeleri esas alınmış.
Ardahan’ın Alagöz Köyü’nde mobil çoban barınaklarından faydalanan Çoban İsmail Çakırcı; “Eskiyle kıyaslandığında bu barınaklar çok kullanışlı, uygun. Eskiden zor şartlar altında yaşıyorduk. Elektrik var, güneş enerjisinden elektrik elde ediyor, telefonu şarj edebiliyoruz, feneri şarj ediyoruz, lambamız yanıyor. Eskiye göre çok kullanışlı, çok güzel. Ayrıca hemen yanında hayvan ağılı da var. Bu projedeki bu uygulamayla çobanlığa ilgili artar, çoban artar. Ben sertifikalı çobanım. Bir daha doğsam, çoban olmak isterim, bir daha mala giderim, bu barınağı isterim” diyor.
Ardahan Alagöz Köy Muhtarı Gülmehmet Çerkez anlatıyor: “Daha önce çobanın barınağı yoktu, eskiden adam taşın dibinde yatardı. Çoban için çok özel bir şey bu barınak, burada elektrik var, telefonunu şarj ediyor, lambaları yanıyor. İçinde banyosu bile var. Çobanlarımız çok memnun. Bunu gören başkaları da çoban olmak ister, istemez mi? Çobanlar hep yarışıyor bir tane de bize getir muhtarım diye. Hayvan çobanı, mal çobanı birer tane de bize ver diyor. Barınaklar artsa çoban artar, çoban artsa hayvancılık gelişir, gelişmez mi?”
Alagöz Köy Heyeti’nden Reşat Akçay; “Eskiden taşların dibinde yatıyorduk, bu barınak çobanlar için güzel oldu. Böyle hizmetler olduğu sürece köylü de yerinde kalıyor, göç de olmuyor, hayvancılık da güzel oluyor” diyor.
Ayrıca yaylalardaki hayvanların güvenliğini sağlamak ve veterinerlik hizmetlerini kolaylaştırmak üzere yayla kümeleme çiti inşa edildi. Bu alan; hayvanların gece olduğunda güvenli bir alanda muhafaza edilmesi, hırsızlığın önlenmesi, toplu aşılama gibi veterinerlik hizmetlerinin daha pratik bir şekilde yürütülmesi gözetilerek tasarlandı. AKAK Projesi ile bir yandan çobanların zorlu yaşam koşulları iyileştirilirken, diğer yandan hayvanların güvenliği artırılmış ve sağlık koşulları iyileştirilmiş oldu.
Ardahan Alagöz Köy Muhtarı Gülmehmet Çerkez barınağın yanındaki tel çevrili alanı anlatıyor: “Tel çevrili alan da hayvan barınağı, çoban akşam olunca hayvanları getirir, buraya doldurur. Atla beraber 200 hayvan var. Ayrıca aşılama için alan var, veterinerler geliyor, sağlı sollu hayvan tek tek girdiğinde aşılarını yapıyor kolayca. Eskiden aşılama tüm gün sürerdi, şimdi bir saatte bitiriyor”.
Modern hayvan pazarları ticaretin daha sağlıklı ve iyi bir ortamda yapılmasını sağlıyor
AKAK Projesi kapsamında yapılan bir diğer önemli çalışma ise hayvan pazarı inşaatları. Ülkemizde faaliyette olan hayvan pazarlarının birçoğu ruhsatsız olarak işletiliyor ve hem hayvanlar hem de insanlar için sağlıksız bir ortam oluşturuyor.
Ardahan’ın Merkez, Posof ve Hanak ilçelerinde; Kars’ın Selim, Sarıkamış ve Kağızman ilçelerinde; Artvin’in Ardanuç ilçesinde olmak üzere toplam 7 adet hayvan pazarı inşaatı planlandı. Ardahan hayvan pazarı Mayıs 2015’te, Selim hayvan pazarı ise Haziran 2018’de faaliyete girdi. Posof, Hanak, Sarıkamış ve Ardanuç hayvan pazarlarının inşaatları tamamlandı, Kağızman hayvan pazarının ise inşaat çalışmaları başlamak üzere.
Proje kapsamında faaliyete geçen hayvan pazarlarının en önemli özelliklerinden biri ruhsatlı olarak işletiliyor olması. Ayrıca bu hayvan pazarlarında, açık ve kapalı padok alanları, yemlik, karantina ve kapalı ahır birimleri, araç girişleri için dezenfeksiyon tüneli, yaya hayvan girişi için dezenfeksiyon çukuru, hayvan kantarı, idari bina ve tuvalet bulunuyor.
2018’de faaliyete giren Selim hayvan pazarı Pazartesi ve Perşembe günleri kuruluyor. Pazara hayvanlarını satmaya gelen Mustafa Yücel hayvan pazarı ile ilgili şunları söylüyor: “Hayvan pazarından çok memnunuz, suyu var, vatandaş hayvanını belli yerlere koyuyor. Temizliği olsun, suyu olsun burası hayvanlar açısından rahat bir yer, hayvanların binme inme yeri var. Eskiden deli bir düzde hayvan kaybolup giderdi, her yer çamur, taştı.”
Selim Belediyesi Veteriner Hekimi Rıdvan Kaya anlatıyor; “Eskisine göre bu hayvan pazarı çok güzel. Burası kış memleketi, pazar eskiden çamurun içindeydi, vatandaş çok zorlanıyordu. Şimdi altı beton, padoklar var, hayvanları indirme yeri var. Padoklar doluyor, burada 1.000’den fazla büyük baş hayvan var. Vatandaşa büyük hizmet, büyük kolaylık. Hayvan sağlığı açısından da önemli. Burada hayvanlar denetleniyor, biz genel muayene ediyoruz, hastalık var mı kontrol ediliyor, karantina odası var.”
Hayvan pazarları faaliyete geçmeden önce tüccarlar köy köy dolaşıp hayvanları üreticilerden çok düşük fiyatlarla satın alarak üreticinin kazancını düşürüyordu ve kazanan gerçek üretici değil, aracılar oluyordu. Pazarlar faaliyete geçtikten sonra aracılar ortadan kalkarak üreticilerin hayvanlarını gerçek değerinde satmaları sağlandı.
Veteriner Hekim Rıdvan Kaya “Burası buluşma yeri, bu pazar; hayvan sağlığının iyileşmesi açısından önemli, insan sağlığı açısından da önemli. Amaç; insanların alım satımı, ticareti daha iyi bir ortamda yapması” diyor.
Aile tipi seralarla kadınlar mutlu
Başlıca geçim kaynağını geleneksel hayvancılığın oluşturduğu bölgede, zorlu coğrafi ve iklimsel koşullar tarımsal üretim olanaklarını kısıtlıyor. AKAK Projesi kapsamında aile tipi seralarla hem kadınları serada ürün yetiştirmeye alıştırmak, hem de tek tip beslenme şeklini değiştirmek amaçlandı. Sera kurulumu için gerekli tüm malzemeler ile fideler proje kapsamında sağlandı.
Ardahan’da 50, Kars’ta 32 adet olmak üzere toplam 82 adet aile tipi sera yapıldı. Yapılan seralardan kadınlar faydalanıyor. Kadınlar seralarda domates, salatalık, biber, marul gibi ürünler yetiştiriyor. Kadınlar hem kendi elleriyle yetiştirdikleri ürünleri tükettikleri için hem de mutfak masrafları düştüğü için mutlular.
Kars Sulakyurt Köyü’nde aile tipi seradan faydalanan Aysun Zırh anlatıyor: “İl Tarım Müdürlüğü’nün kurduğu serada 2 yıldır ev ihtiyacımız olan salatalık, domates, biber, marulu yetiştiriyoruz. Dışarıdan almıyoruz. Sulamasını, budamasını yaptıktan sonra zor değil. Kar ediyoruz böylece. Zamanımızı da daha iyi geçiriyoruz.”
Abdullah Zırh da seradan memnun. “Çok şey sağladı, daha önce sebze yetiştirmiyorduk, dışarıdan alıyorduk. Şimdi kendi sebzemizi kendimiz yetiştiriyoruz, satış amaçlı değil. Kadınlar uğraşıyor. Biber, domates, salata, marul var.”
Çiftçilerin yeni umudu tritikale
Ardahan-Kars-Artvin Projesi (AKAK) kapsamında yapılan bir diğer önemli çalışma da demonstrasyon amaçlı ekimine başlanan tritikale. Güzlük ekimi yapılan buğday-çavdar melezi tritikale, Kars’ta hayvancılık açısından büyük öneme sahip kaliteli kaba yem ihtiyacının karşılanmasını sağlıyor. Diğer yem bitkilerine göre birim alandan daha az maliyetle yüksek verim elde edilen bu ürün hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin yüzünü güldürüyor.
Selim İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden Ziraat Mühendisi Mehmet Ali Dertli Kars’ın Selim İlçesi’nde üç yıldır tritikale ekildiğini belirterek anlatıyor: “İlçe köylerinde Tritikale ektirdik bu sene de. Bölgeye uygun bir çeşit. Güzlük olarak ektiriyoruz. Tritikale, buğday-çavdar melezi bir yem bitkisi. Kırması yapılıp aynı arpa gibi hayvanlara veriliyor, un yapıp ekmek de yapılıyor. Bölgemizde hayvancılık çok gelişmiş durumda olduğu için hayvan yemi olarak kullanıyoruz. Demonstrasyon amaçlı fiğ çeşitleriyle birlikte karışım olarak ektiriyoruz, balya şeklinde yaptırıp hayvan yemi olarak hazırlatıyoruz. Ortalama verim 700-800 kg çıkıyor. Bu sene üçüncü senemiz. Vatandaşın yaklaşımı iyi, talep yüksek. Bütün köylerimizde ekiliyor. İlk sene 5 dekarlık demonstrasyon alanı için vermiştik, bugün 20 bin dekarda ekiliyor. Seneye 50 bin dekara çıkacak. Fiğle beraber karışım ektiklerinde devletin yem bitkisi desteği var 75 TL civarında, ondan da faydalanabiliyorlar. Bu desteği de görünce daha çok ekiyorlar.”
Kars’ın Selim ilçesine bağlı Büyükdere Köyü’nde hayvancılıkla uğraşan ve öncü çiftçilerden olan Kurbani Cüce; “3 yıldır bunu ekiyorum, bu çevrede ilk ekenlerden biriyim. Hani zor gün dostu derler ya, bu da bizim zor günlerimizin dostu diye tabir ediyorum ben bunu. Kurak senede insanı kurtarır. Güzden ekiyoruz. Verim çok yüksek, samanı çok iyi, bizim bu bölge için bulunmaz bir ürün tritikale. Hayvancılığa bakışımızı değiştirdi. Görüp örnek alan çok oldu, çok memnunuz” diyor.
Adnan Gödeniz 30 yıllık çiftçi. O da ilk defa bu yıl tritikale ektiğini anlatıyor: “Biz de ekiyoruz tritikale. Şimdiye kadar böyle bir şey görmemiştik, değişik bir şey, ürün olarak daha fazla, verimi fazla. Diğer yem bitkilerinden farklı, kurak sezonda maliyeti düşürür. Bu yıl değil de geçen yıl olsaydı bizi kurtarırdı, geçen yıl kuraklıkta çok sıkıntı çektik”.