COP30’un ardından Türkiye’de iklim eylemi farkındalık artırma konferansı İstanbul’da düzenlendi

22 Aralık 2025
Konferans salonunda panel; arka planda kurumsal afişler, sağ ekranda konuşan kişi.

Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen “COP30’un Ardından Türkiye’de İklim Eylemi Farkındalık Artırma Konferansı”, 12 Aralık 2025’te İstanbul’da gerçekleştirildi. Etkinlikte, COP30 sonrası küresel iklim müzakerelerinin Türkiye’nin ulusal ve yerel iklim politikalarına etkileri ele alındı.

Konferans; İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Orhan Solak, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcisi Maria Luisa Wyganowski’nin açılış konuşmalarıyla başladı.

Orhan Solak, iklim değişikliğinin Türkiye’de afetlerin sıklığını ve şiddetini artırdığını belirtti. 2024’ün kayıtlara geçen en sıcak yıl olduğunu hatırlatan Solak, COP30 kararlarının sahada uygulanabilir ve ölçülebilir sonuçlar üretmesi gerektiğine dikkat çekti. Antalya’da Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31’in, iklim finansmanı, Küresel Uyum Hedefi göstergeleri ve sosyal boyutu güçlü politikaların yerel düzeyde hayata geçirilmesi açısından kritik bir rol oynayacağını ifade etti.

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Monica Merino, Paris Anlaşması’nın kabulünün 10. yılına girildiğini hatırlatarak, önümüzdeki dönemin planlamadan uygulamaya geçiş açısından kritik olduğuna dikkat çekti. İklim değişikliğinin sıcak hava dalgaları, kuraklık, yangınlar ve biyolojik çeşitlilik kaybı yoluyla toplumları ve ekonomileri doğrudan etkilediğini belirten Merino, COP30 sonuçlarının uygulama, finansman ve dayanışmayı küresel iklim eyleminin merkezine aldığını ifade etti. Türkiye’nin COP30’da güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı’nı açıklamasını önemli bir adım olarak değerlendiren Merino, COP31’in Türkiye’nin bölgesel iklim liderliğini güçlendirmesi için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. UNDP’nin, bu süreçte yerel iklim eylemini ve paydaş kapasitesini güçlendirmeyi sürdüreceğini ifade etti.

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcisi Maria Luisa Wyganowski, COP30 sonrası dönemin COP31’e giden süreçte “hedeften uygulamaya geçişin” başlangıcı olduğunu söyledi. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda 2030’a kadar emisyonları yüzde 55 azaltma ve 2050’de iklim nötr olma hedefi doğrultusunda güçlü bir liderlik sergilediğini belirten Wyganowski, AB’nin Türkiye’de IPA fonları kapsamında çevre, iklim ve sürdürülebilir altyapı alanlarında bugüne kadar 1,5 milyar avronun üzerinde destek sağladığını belirtti. COP30’un öne çıkan çıktıları arasında uyum finansmanı, küresel uyum göstergeleri, cinsiyet eylem planı ve adil dönüşüm mekanizmasının yer aldığını ifade eden Wyganowski, AB’nin COP31 sürecinde Türkiye ile iş birliğini sürdürmeye hazır olduğunu vurguladı. 

Açılışın ardından, UNDP Türkiye Proje Yöneticisi Ali Cem Deniz, Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi’nin hedeflerini, bileşenlerini ve bugüne kadar elde edilen çıktıları paylaştı. Deniz, projenin yerel yönetimlerin iklim değişikliğiyle mücadele kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını ve yerel iklim eyleminin ulusal hedeflere ulaşmada belirleyici rol oynadığını ifade etti. Sunumda, Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları (YİDEP’ler), kapasite geliştirme faaliyetleri ve farkındalık çalışmaları ele alındı.

Konferansın ilk paneli, “Türkiye’nin COP30 Yolculuğu ve Ulusal İklim Gündemi” başlığıyla düzenlendi. Panelde, COP30 müzakerelerinde ele alınan başlıklar, Türkiye’nin iklim politikalarına yansımaları ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası değerlendirildi. Katılımcılar, iklim hedeflerinin sahada karşılık bulabilmesi için politika geliştirme, uygulama ve izleme süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Antalya’da düzenlenecek COP31’in kapsayıcı bir yaklaşımla gerçekleştirileceği vurgulandı.

Öğleden sonra düzenlenen “Yeşil Dönüşümün Finansmanı – Ulusal ve Uluslararası Kuruluşların COP30 Sonrası Yaklaşımları” başlıklı panel, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut’un moderasyonunda gerçekleştirildi. Panelde, kamu ve özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolleri ile mevcut ve potansiyel finansman mekanizmaları ele alındı. İklim eyleminin hızlandırılmasında finansmana erişimin ve yerel yönetimlerin bu kaynakları etkin kullanabilmesinin önemi vurgulandı.

Günün son oturumu olan “Toplum için İklim Eylemi – Sivil Toplumun ve Uluslararası Kuruluşların Rolü” paneli, UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda’nın moderasyonunda gerçekleştirildi. Panelde, gençlerin, kadınların ve kırılgan grupların iklim eylemine aktif katılımının politika başarısı açısından kritik olduğu ifade edildi.

Konferans, Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı Projesi kapsamında paydaşlar arası bilgi paylaşımını güçlendirmeyi, iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını ve COP30 sonrası iklim eylemine yönelik farkındalığın artırılmasını amaçladı. Etkinlik, Türkiye’de iklim eyleminin yerel düzeyde güçlendirilmesi için önemli bir platform sundu.