Depremin ardından doğayla birlikte iyileşmek

23 Mart 2026
Aerial view of a forested arid landscape with winding dirt roads and distant hills.

EcoRest Projesi, depremden etkilenen illerde ekosistem restorasyonu, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir geçim kaynaklarıyla iyileşme sürecine katkı sağlıyor

6 Şubat 2023 depremleri yalnızca şehirleri değil, doğayı da derinden etkiledi. Türkiye’nin güney ve güney doğusunda yaşanan yıkımın ardından değişen nüfus hareketleri, artan kaynak ihtiyacı ve dönüşen yaşam koşulları doğal ekosistemler üzerinde yeni baskılar yarattı.

Ormanlar, su kaynakları ve kırsal alanlar afet sonrası toparlanma sürecinin kritik parçalarından biri haline geldi. Bu süreç, ekosistemlerin sunduğu; toprağın verimliliğini, su döngüsünü ve yaşamın sürekliliğini destekleyen hizmetlerin toplumların dayanıklılığı için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı. 

Bu anlayışla Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Amazon’un Right Now Climate Fund kapsamında sağladığı destekle EcoRest Projesi’ni başlattı. 3,5 yıl sürecek proje, depremden etkilenen bölgelerde ekosistemlerin rehabilitasyonunu desteklerken doğa temelli çözümlerin uygulanmasını ve yerel geçim kaynaklarının güçlendirilmesini hedefliyor.

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile iş birliği içinde ve kurumun belirlediği önceliklerle uyumlu olarak yürütülen EcoRest, Türkiye’de depremlerden en çok etkilenen Kahramanmaraş, Hatay ve Adıyaman illerini kapsıyor. Proje; ekosistemlerin iyileştirilmesi, doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması, afet riskine ilişkin farkındalığın artırılması ve doğaya dayalı geçim kaynaklarının güçlendirilmesi gibi birbiriyle bağlantılı hedefleri bir araya getiriyor. 

Doğayı anlamak: İlk adım ekosistemleri değerlendirmek

Proje kapsamında ilk adım, depremden etkilenen bölgelerdeki ekosistemlerin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi oldu. Teknik veri setleri, saha ziyaretleri ve kurumlarla yapılan toplantılar aracılığıyla ekosistemlerin durumu analiz edildi. Çalışmalar, deprem sonrası yaşanan nüfus hareketleri ve artan insan faaliyetleri nedeniyle birçok doğal alanın dolaylı olarak etkilendiğini ortaya koydu.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay başta olmak üzere yaklaşık 450 hektarlık alanda ekosistem restorasyonu ve bozuk orman rehabilitasyonu için çalışmalar başlatıldı.

Doğa temelli çözümlerle yeni bir model

Ağaçlandırma çalışmaları, bozuk orman rehabilitasyonu, erozyon kontrolü ve gelir getirici türlerle ağaçlandırma ile hem ekolojik iyileşmeye hem de yerel toplulukların geçim kaynaklarının güçlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Ayrıca, orman köyleri ve yerel yönetimler için uygulanabilecek doğa temelli çözümler de araştırılıyor. Uluslararası iyi uygulamalar inceleniyor, teknik rehberler hazırlanıyor ve yerel kurumların kapasitesinin güçlendirilmesi için eğitim ve iş birlikleri planlanıyor. 

Amaç, doğanın sunduğu çözümleri kullanarak hem ekosistemleri hem de toplulukları daha dayanıklı hale getirmek.

Proje kapsamında yerel ormancılık ve belediye personeli ile bölge halkından yaklaşık 2.000 kişiye operasyonel rehber dokümanlar, ekipman ve eğitim desteği sağlanacak.

 

Pilot Köy: Yukarı Nasırlı

Proje kapsamında sahada uygulanacak doğa temelli çözümler için bir demonstrasyon alanı belirlenmesi de planlandı.

Bu amaçla yaklaşık 4.000 orman köyü arasından Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’da dokuz aday köy seçildi. Köyler; demografik yapı, sosyo-ekonomik faaliyetler, su kaynakları, ekosistem durumu ve topluluk ilgisi gibi 17 farklı kriter üzerinden değerlendirildi.

Saha ziyaretleri ve teknik analizlerin ardından Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesine bağlı Yukarı Nasırlı Köyü pilot köy olarak belirlendi.

Yapılan ön değerlendirmeler doğrultusunda, köyün çevresel ve sosyo-ekonomik koşullarına uygun doğa temelli çözümlerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Bunlar arasında, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, atık yönetimi uygulamaları, ekosistem rehabilitasyonu ve gelir getirici türlerle ağaçlandırma gibi potansiyel uygulamalar yer alıyor.

Uygulanacak faaliyetler, köy halkı ve ilgili yerel paydaşlarla yürütülecek istişareler doğrultusunda; teknik uygulanabilirlik, yerel ihtiyaçlar, gelir yaratma potansiyeli ve uzun vadeli ekolojik faydalar dikkate alınarak şekillenecek.

Bu uygulamalar hem ekosistemlerin iyileşmesini hem de köyde sürdürülebilir geçim kaynaklarının gelişmesini hedefliyor.

Pilot köyün bir öğrenme ve uygulama merkezi olarak model oluşturması hedefleniyor. Burada edinilen bilgi ve deneyimin yaklaşık 20 köyde daha yaygınlaştırılması öngörülüyor.

 

Fay hatları boyunca yeşil bir gelecek

Projenin yenilikçi bileşenlerinden biri de “Yeşil Fay Hatları” konsepti.

Bu yaklaşım, deprem fay hatları boyunca ekosistem restorasyonu ve ağaçlandırma çalışmalarını teşvik ederek hem karbon tutumunu artırmayı hem de afet farkındalığını güçlendirmeyi amaçlıyor. Kamuya açık jeolojik veriler ve ilgili teknik raporlar doğrultusunda fay hatlarının haritalandırılması ve ekosistem temelli müdahalelerin planlanması hedefleniyor.

Bu yaklaşım, afet risk yönetimi ile doğa temelli çözümleri bir araya getiren yenilikçi bir model sunuyor.

Köy sakinleri sürecin aktif bir parçası. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere, yerel halk proje faaliyetlerine dahil edilerek karar alma ve uygulama süreçlerinde rol üstleniyor.

 

Doğa iyileştikçe yaşam güçleniyor

EcoRest Projesi, ekolojik iyileşme ile sosyal dayanıklılığı bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve afet sonrası toparlanma sürecine uzun vadeli katkı sağlayacak bir model oluşturulması hedefleniyor. 

Doğayı iyileştirmek, toprağın verimliliğini artırmak, suyu korumak ve biyolojik çeşitliliği desteklemek; aynı zamanda toplulukların geleceğe daha güçlü hazırlanmasını sağlıyor.

Çünkü doğa iyileştikçe, yaşam da yeniden güçleniyor.