Katılımcı yöntemlerle kamusal alan tasarımı: Mekan-yapma pratikleri ve uygulama

Posted 7 February 2022

Mekan-yapma (placemaking) pratiklerinde katılımcı tasarım ve uygulama alanlarında küçük belediyeler için yerel bir model geliştirmeyi amaçlayan deneyimiz Açık Alan Gökçeada Projesi'nin üçüncü ve son blog yazısı, projenin Gökçeada’daki katılımcı uygulamaları içeren ikinci aşamasına odaklanıyor. Projenin ilk aşaması, katılım süreçlerinin tasarlanması, mekansal tasarım ilkelerinin belirlenmesi ve konsept tasarımın sunulmasını içeriyordu. Birinci aşamada yer alan süreçlerle ilgili ayrıntıları, “Katılımcı yöntemlerle kamusal alan tasarımı: Çok ortaklı bir öğrenme deneyimi” ve “Ülkeler arası çevrim içi katılımcı tasarım pratikleri için nasıl iş birliği yapabiliriz?” başlıklı önceki iki blogda bulabilirsiniz.

Detaya girmeden önce, bu deneyin asıl amacının alanda fiziksel değişiklik yapmak veya kısmi bir inşaat sürecini başlatmak olmadığını belirtmek isterim. Yerel koşullar dikkate alındığında, belirli faktörlerin Türkiye'deki küçük belediyelerin kaynak ve kapasitelerini sınırladığı tartışılmaz. Bu faktörler, coğrafi konumu, mekanın özellikleri, belediyenin halkla koordinasyon ve iletişim kurmak için sahip olduğu beceri ve araçları ve uluslararası projelerde yer alma deneyimlerini içerir. Ayrıca toplumsal dinamikler, vatandaşların ihtiyaçları, vatandaşların projeye sağladığı destek ve sahiplenme miktarı projenin gidişatının ne kadar etkin ilerlediğini belirleyebilecek koşullar. Tüm bu koşullar dikkate alındığında, Gökçeada'da gelişime açık pek çok değişken olduğunu söylemek yanlış olmaz; ancak doğru iletişim kanalları, vatandaşların gönüllü katılımını sağlayabiliyor. Belediyelerin bu modeli gelecekte başka bağlamlarda da benimsemesini ve uygulamasını umuyoruz.

Açık Alan Gökçeada projesinin uygulama aşaması, yerel sivil toplum kuruluşu Herkes için Mimarlık Derneği (HİM) ile birlikte Eylül 2021’de başladı. Gönüllü öğrencilerin ve farklı mesleklerden profesyonellerin bir araya gelerek oluşturduğu HİM, ülkede ve dünyada yaşanan toplumsal sorunlar hakkında yaratıcı yollarla farkındalık kazandırmayı hedefliyor. Platform, bu sorunlarla mücadele etmek ve diğer insanları çözümün bir parçası olmaya teşvik etmek amacıyla mimari ve tasarım alanlarında çözümler üretiyor.

Uygulama aşamasında HİM, ilk olarak tasarım ortağımız Japon tasarım firması Sotonoba tarafından hazırlanan konsept tasarımın yerelleştirilmesini sağladı. Ayrıca konsept tasarımı, Gökçeada'nın elindeki yerel kaynaklarla mimari açıdan uygulanabilir hale getirdi.

"Herkes için Mimarlık Derneği olarak, projeye ikinci aşamadan itibaren dahil olduğumuz için, projenin arka planına ve operasyonel süreçlerine aşina olma konusunda bazı zorluklarla karşılaştık, ancak bu sorunların çoğu, alana girdiğimizde çözüldü. Bu projenin bizim için en önemli yanı, çok ortaklı bir iş birliği olarak ve zamana yayılan katılımcı yöntemlerle geliştirilmesiydi." Herkes için Mimarlık Derneği (HİM)

Katılımcı tasarımın yanında, uygulama aşamasında da katılımcılık unsurunun yer alması, mekan  sahipliğinin artırılmasında önemli bir rol oynadı. Uygulama aşamasında keşif sahası ilk kez ziyaret edildikten sonra saha, güvenlik riski oluşturabilecek durumlar dışında tüm Gökçeada halkının katılımına tamamen açık ve erişilebilir hale getirildi. Ana yapının inşası yerel ustalarla düzenlenirken, oyun alanları çocuklarla birlikte tasarlandı. Atık malzemelerle modüler oturma grupları oluşturuldu, oturma elemanlarının daha konforlu ve keyifli hale getirilmesi için örgü atölyeleri düzenlendi ve dekoratif örgü işleri üretildi. Tasarımın temel strüktürü ve Japon mimarisinde önemli yeri olan, dairesel yapı Rotunda’nın inşası devam ederken, belediye tarafından mahalle sakinlerini bir araya getirmek için etkinlikler düzenlendi. Bölgede yaşayan farklı mesleklerden insanlar (sanatçılar, öğretmenler, müzisyenler, aktivistler) bu alanda düzenlenebilecek yoga, resim atölyesi, kuş gözlemciliği, el emekleri ve zanaat üretimi gibi etkinlikleri kapsayan, mekanın toplu ve bireysel olarak kullanımına yönelik çeşitli etkinlikler önerdiler. Rotunda inşaatı tamamlandıktan sonra, bu alan için faaliyetlerin koordinasyonu alan sahiplerine bırakıldı. Bu etkinlikler, önümüzdeki aylarda belediye ve üniversite ile iş birliği içinde düzenlenecek. Bu nedenle, yakın gelecekte bu deneyin etkisini görmeyi bekliyoruz.



Küresel literatürde var olan metodolojiler, katılım ve kamusal alan kavramları için kesinlikle iyi bir başlangıç noktası sunuyor. Bununla birlikte, modelin başarılı bir şekilde uygulanmasında, bağlama bağlı olarak büyük farklılıklar gözlemlenebiliyor. Hızlandırma Laboratuvarı olarak, belediyelerin halkla iletişim kurmak için inisiyatif aldığı ve halka kamusal alanlarının tasarımı ve kullanımı konusunda açık ve özgürce söz hakkı verdiği durumlarda katılımcı modellerin Türkiye'de yaygınlaştırılmasını desteklemek istiyoruz. Önümüzdeki aylarda, farklı bağlamlarda ve farklı temalarla beş mikro ölçekli taktiksel şehircilik müdahalesini test edeceğiz ve ilerleyen günlerde bu çalışmalarımız ile ilgili sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.