“Yağmurdan Sonra” - İklim değişikliğiyle mücadele eden kadınların belgeseli

01 Oca 2014

Makedonyalı bir yönetmen tarafından çekilen ve iklim değişikliği ile ilgili ilk belgesel olma özelliğini taşıyan “Yağmurdan Sonra”, Kasım ayında Avrupa Film Festivali Cinedays kapsamında Üsküp’te gösterildi.

  

Yeni Ufuklar - Belgesel UNDP, Küresel Çevre Fonu, Çevre ve Fiziksel Planlama Bakanlığı’nın teknik ve finansal desteğiyle hazırlandı.

Belgesel, kırsal kesimde çiftçi olarak yaşayan, yaşları 40 ve 80 arasında değişen dört kadının hikâyesini anlatıyor.

Makedon, Türk ve Arnavut olan dört kadın farklı kökenlerden geliyor ve topraktaki işlerine her birinin yaklaşımı birbirinden farklı.

Yetmiş iki yaşındaki Gjurgja Rizova, çiftçiliği büyük bir sevgiyle yaptığı için tarlalarını “ilaç” olarak görüyor.

“Bugünlerde kendimizi zor doyuruyoruz,” diyen Rizova’nın mahsullerinin çoğu çürüyor ve satın aldığı hibrid tohumlar, arazide yabani otlarla ilgili sorun yaratıyor.

“Her şeyi denedik” diyor Rizova, fakat şimdiye kadar bu kadar çok yağmur yağdığını veya bu kadar ürünün çürüdüğünü görmemiş.

Görebildiği tek çözüm, sadece mısır üretimine geçmek ve arıları tutmak.

Öte yandan Sacie Aliova için, çiftçilik mahkûmiyet anlamına geliyor.

Aliova bu işi bırakıp okula başlamayı hayal ediyor. 10 yaşından beri tarlada çalışan Aliova, “O zamanlar okul yoktu. Şimdi tarlada çalışmamayı tercih ederim, onun yerine okula giderdim” diyor. 

Gittikçe daha da sıklaşan dolu fırtınaları, tütünlerini kullanılamaz hale getirdi ve ailesini tarladan gelen gelirden yoksun bıraktı.

Aliova, değişen iklim koşullarına uyum sağlamak için umutsuzca değişik mahsullerle deneyler yapıyor.

Biyoloji öğretmeni olan Biijilana Ilieva, iklim değişikliği tarafından alt edilmeyi reddediyor: “Her bitkiyle ilgilenebilirim. Onların tohumdan çıkıp meyve vermelerini izlemek çok güzel.” diyor.

İklim değişikliğinden haberdar olan Ilieva, alternatif enerji ve su kaynaklarını kullanmaya çalışıyor.

Dolu fırtınaları için de bitkilerini koruyacak yöntemlere yatırım yapıyor. Kendi deyişiyle “hobisi”, değişik domates cinsleri yetiştirmek. 

“Umarım hobimizde başarılı olma yolunda ilerliyoruz” diyor Ilieva.

Yaklaşımlarında farklılıklar da olsa, bu dört kadın aynı gökyüzünü paylaşıyor, iklim değişikliğinden kaynaklanan aynı korkuları ve sorunları yaşıyor.

Tarım, iklim değişikliğine karşı en hassas sektör. Gelecek, daha sıcak yaz mevsimlerini, daha az yağmuru ve daha sık dolu fırtınalarını getirecek.

Tipik hava koşulları ile ilgili geleneksel fikirler yeniden gözden geçirilmek durumunda.

Yağmur, filmin kilit noktası ve biz çiftçilerin günlük sorunlarına tanıklık ederken dramatik bir gerilim yaratılıyor- ardında parçalanmış kökler, hasta yapraklar ve bitkiler, kurumuş meyveler bırakarak. 

Bu yenilikçi belgeselin en önemli mesajı, kadınların sorunların üstesinden gelme konusundaki kararlılıkları.

Bu mesajı, iklim değişikliğinin yol açtığı sorunları en derinden yaşayanların, hayatta kalmak için ayak uydurmaları gerektiğini en iyi bilenlerin ağzından dinliyoruz.

/

Diğer Yeni Ufuklar haberlerini okumak için: www.yeniufuklar.info/tr